NATO yeniliyor mu?

NATO yeniliyor mu?

Son dönemde askeri müdahalelerin ana aktörü konumunda Rusya. Aslında süreç bir toparlanma dönemi sonrası başladı. Putin’in iktidarı sonrası Çeçenistan krizinde yaşananlardan Moskova ders çıkardı. Sınırlarında yaşananlara hep sert müdahale etti. Ardından da genişleme adımları tek tek geldi.

İlk sınav 2008’teki Rusya Gürcistan savaşındaydı. Güney Osetya müdahalesi sonrası Moskova’nın tavrı sertti. Batıya güvenen, NATO’ya üyelikten bahseden o dönemin Gürcistan Başbakanı Saakasvili kaybeden oldu. Batıdan gelen destek Tiflis yönetimine bir türlü gelmedi.

Arap Baharı da Batı- Rus ilişkilerinde sınav niteliğindeydi. Özellikle Amerikan yönetiminin Suriye’ye müdahale sinyali verdiği dönemde Kremin elini çabuk tuttu. İnsan hakları ihlalleriyle gündeme gelen Esad rejimini ayakta tuttu. Hatta kendine gayri resmi şekilde bağladı.

Libya ise Rusya – NATO ya da batı rekabetinde başka bir çatışma alanıydı. Kaddafinin düşüşünü engelleyemeyen Rusya, sonrasında atağa geçti. Paralı askerler olarak bilinen Wagner grubuyla bölgede gücünü artırdı. Suriye’den sonra Akdeniz’in bir başka Arap ülkesi Libya’da askeri üs edindi. O üs ve Wagner sayesinde şimdi Rusya’nın Afrika’daki etki alanı bir hayli artmış durumda.

Ukrayna ise NATO- Rusya çatışmasının ana cephesi konumundaydı. Turuncu Devrim sonrası batıya yaklaşan Ukrayna’ya karşı planlarını uygulamaya koyan Rusya adım adım gitti. Yaklaşık 10 yıl sonra Kırım’ı işgal etti. Artık Ukrayna ikiye bölünmüş, topraklarının bir kısmı Rusya’nın elinde olan bir ülkeydi. O günden sonra gerilim hiç bitmedi ama NATO Rusya’ya karşı yığınak yapsa da, bu hazırlık batı ile Rusya arasında herhangi bir çatışmaya dönüşmedi. Uzmanlar Rusya’nın resti tuttu yorumları yapıyordu.

Kazakistan’daki gerilim sonra Rusya elini bu kez çok çabuk tuttu. Batı destekli ayaklanma iddiaları konuşulurken Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü üzerinden ülkeye müdahale etti. Her ne kadar Kazakistan, kısa sürede toparlansa da bu müdahale Moskova’nın bölgedeki Sovyetler dönemi Demir Perde ülkelerindeki gücünü gösterir nitelikte görülüyor. Rusya’nın bölgede iznim olmadan değişiklik olmaz mesajını taşıyor.

Şimdi son soru şu… Rusya, Sovyetler Birliği bölgelerindeki etkisini artırırken NATO neden cevap veremiyor. NATO yoksa Moskova’ya karşı cephedeki savaşları kaybediyor mu? Mücadele coğrafyasındaki bu hibrit savaşın kazananı Moskova mı oluyor?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.